Matteo Mandelli, fiziksel ve dijital, mahrem ve kolektif, parça ve sonsuz arasındaki eşikte üretim yapan multidisipliner bir kavramsal sanatçıdır. Mandelli’nin pratiği, “tam o an” olarak adlandırdığı; izleyicinin algısının sarsıldığı ve özne ile çevre arasındaki sınırların belirsizleştiği karşılaşma alanlarını keşfetmeye odaklanır. Sanatçı; sokak sanatı, mekânsal tasarım ve kavramsal performans gibi alanları kapsayan geçmişiyle, maddi varlık ile teknolojik soyutlama arasındaki gerilimden beslenmektedir. Çalışmalarında sıklıkla ayna, ekran, ses ve kodlanmış ortamların yanı sıra yapay zekayı da kullanarak kırılganlık, arzu ve algı kavramlarını sorgular.
Mandelli, uluslararası sanat dünyasında Art Dubai, Frieze London, Art Basel Hong Kong gibi prestijli etkinliklerde yer alarak tanınmıştır. Ayrıca Venedik Bienali sırasında Decentral Art Pavilion’da sergilenen çalışmaları, sanatçının hibrit dilini post-dijital kültür ve çağdaş estetik tartışmalarının merkezine yerleştirmiştir. Sanatçı, Milano’daki Museum Fabbrica del Vapore’de gerçekleştirdiği kapsayıcı “The Contact” performansından, Cremona Katedrali’ndeki “Fioriture Sintetiche” müdahalesine kadar geniş bir yelpazede eserlerini sergilemiş; hem geleneksel hem de dijital sanat platformlarında kendine yer bulmuştur.
Görsel ve performatif sanatlarının yanı sıra Mandelli, toplumsal ve ekolojik meselelere dair radikal projeleriyle de dikkat çeker. “Cryptotramp” projesiyle 730 gün boyunca sistem dışına çıkarak dijital görünürlük ve ekonomi ilişkisini sorgulamış; “From the Sea to the Market” çalışmasıyla ise plastik atıkları ritüelistik birer nesneye dönüştürerek ekolojik bir manifesto sunmuştur. Sanatçının çalışmaları, çağdaş dünyanın çelişkilerini barındıran, sınıflandırılamayan ve derin bir mevcudiyet daveti sunan yaşayan bir sanatsal dil oluşturmaya devam etmektedir.
