Hello / Sevil Dolmacı ile Röportaj

Hello / Sevil Dolmacı ile Röportaj
28 Haziran 2018 - 12:15

SANAT DANIŞMANI SEVİL DOLMACI "BANA GÖRE HÂLÂ EN İYİ SANAT LOKASYONU NİŞANTAŞI" f F SANATIN TÜRKİYE'DE KESİNLİKLE İYİ BİR YATIRIM ARACI OLDUĞUNU SÖYLEYEN SEVİL DOLMACI, ULUSLARARASI ARENADA SÖZ SAHİBİ OLABİLMEK İÇİN KURUMSALLAŞMANIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİYOR. DOLMACI'YA GÖRE, "TÜM ALICILARIN BİR NEDENLE UĞRAK YERİ" DEDİĞİ NİŞANTAŞI, İSTANBUL'UN EN İYİ SANAT LOKASYONU.

 

Çocukluğumdan bu yana sanata rnerakılıydım" diyor Sanat Danışmanı ve Sevil Dolmacı Art Consultancy Kurucusu Sevil Dolmacı. Büyük koleksiyonlara sanat danışmanlığı yapan, önemli sanat projelerinde danışman ve küratör olarak imzasını gördüğümüz bir isim kendisi. Lisans ve yüksek lisans eğitimini sanat tarihi üzerine yapmış. Londra Kraliyet Akademisi'ndeki eğitiminin ardından Tate Modern ve Saatchi Gallery gibi kurumlarda çalışmış. Şimdilerde sanat yatırımcılığı konusunda kişi ve kuruluşlara danışmanlık veriyor. Onları yapacakları alımlar konusunda bilgilendiriyor. Dolmacı ile sanat danışmanlığını ve biraz da Türkiye'deki güncel sanat piyasasını konuştuk. 

HELLO!: Sanatla uğraşan herkesin bir hikayesi vardır. Sizinki ne?

Sevil Dolmacı: Çocukluk yıllarımdan bu yana sanata meraklıyım diyebilirim. Ancak o zamanlar ilgim daha çok eski dönemlerde (Yunan, Bizans, Osmanlı) üretilmiş eşya ve objeler üzerineydi. Aydınlıyım, Antik Yunan'daki adıyla Tralleis. Tralleis'te bu gün ayakta kalan tek yapı 'Üç Gözler' olarak adlandırılan yere çok yakın oturuyorduk. Burası antik çağın eğitim, spor ve kültür açısından önde gelen yapılarından olan gymnasiuma ait kalıntı. Çocukken buraya yaptığım gezilerde Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasının ve Ayasofya'nın mimarlarından Anthemios'un yaşadığını öğrendiğimde oldukça etkilenip sanat tarihi okumaya karar verdim. Bu arada belirtmeliyim ki heykel sanatının dünyaca ünlü iki heykeli olan Farnese Boğazı ve Genç Atlet isimli eserler de Tralleis'in gün yüzüne çıkan harikalarındandır. Böyle bir yerde doğmak sanırım insanı ister istemez etkiliyor.

HELLO!: Akademisyenlik de yapmışsınız, neden vazgeçtiniz?

S. Dolmacı: Akademisyenlik yapmak Türkiye şartlarında çok kolay değil aslında. Ankara'da başlayan full time akademisyenlik hayatım 5 yıl sürdü. İstanbul'a geldiğimde ise Yeditepe Üniversitesi ve Kültür Universitesi'nde dışarıdan ders vererek 3 yıl daha devam etti. Heyecanlıydım, sanatçılarla tanışmak, araştırmalar yapmak sanat üretimlerini yakından analiz etmek istiyordum. Ancak duyduğum heyecan gün geçtikçe durağan bir akademisyenlik hayatı ile körelmeye başlıyor gibi hissettim. Devlet müzelerinin hep tadilatta oluşu ve özel müzelerin ise o vakit hiç olmayışı, kitaplarda okuduğumuz hiçbir sanat üretiminin orijinalleri ile istediğimiz ölçüde karşılaşamamak benim heyecanımı alıp götürdü.

HELLO!: Sanat danışmanlığına sizi iten ne oldu?

S. Dolmacı: Sanat danışmanı Türkiye'de hep vardı ancak kurumsal bir yapı arz etmiyordu. Danışmanlık yapanlar; bu konuda eğitim almış, uzun yıllar koleksiyonlarda bu kadroda çalışıp, binlerce resim görmüş, yurtdışı danışmanlara aracılık etmiş toplantılara katılmış değildi. 2013 yılıydı ve o yıllarda dünyayı alımlarıyla etkileyen dünyaca üıılü hedge fon yöneticisi Steve Koheıı konuşuluyordu. Amerika'da ve Basel'deki fuarlarda Kohen'in sanat danışmanı Sandy Heller ile tanışma fırsatı buldum. Çalışma sistemi beni çok etkiledi. Ben de Türkiye'nin en önemli iki- üç koleksiyonundan biri için çalışıyordum. İnsan ister istemez bu sistem ile ilişki kurup nasıl dönüştürebilirim diye düşünüyor.

HELLO!: Kendi şirketinizi kurmadan önce özel bir holding bünyesinde sanat yöneticiliği yapmak size ne kattı?

S. Dolmacı: Bugünkü çalışma sistemimi Deııısa Koleksiyon'da kazandığım tecrübe üzerine kurdum diyebilirim. Hayatımın en büyük şansı olduğunu belirtmeden geçmek istemiyorum. Sanat Market'inde hem ulusal hem de uluslararası ölçekte, kısa vadede çevre edinmemi, güvenilir olmamı ve en önemlisi yer edinmemi sağladı. Sanat danışmanlığının kilit noktası iyi bir iletişim ağına sahip olmak. (Hem sanatçı hem koleksiyoner bazında.) Ve bu ağı doğru yönetecek bilgi ve deneyim. Demsa Koleksiyon Türkiye'nin en önemli iki üç koleksiyonundan biri bana göre dolasıyla burada çalışırken gördüğüm binlerce resim, alımlar, ekspertizler, katıldığım toplantılar ve vvorkshoplar (birlikte çalıştığımız Thomas Krens, Zaha Hadid gibi alanlarındaki öncü isimler) benim bugünümü oluşturan temeller diyebilirim.

HELLO!: Sevil Dolmacı Art Consultancy/ Proje ve Sanat Yatırım Danışmanlığı A.Ş. olarak Türkiye'nin ilk uluslararası sanat danışmanlık fırmasısınız. Sizden önce de sanat danışmanlığı yapanlar var. Sizin farkınız ne?

S. Dolmacı: Biz 10 kişiyi aşan uzman ekibimiz ile uluslararası rapor verip, deal yapabilen bir sistemle çalışıyoruz. Ekip farklı dönemler ve coğrafyalara odaklanmış profesyonellerden oluşuyor. Avrupa ve Amerika Çağdaş Sanatı için iki sanat tarihçi, klasik eserler ve objelerden sorumlu bir sanat eksperi, Türk Çağdaş Sanatı için iki ayrı uzman var. Ben ise proje ve satış işiyle ilgileniyorum son dönemde. Ayrıca bize destek veren yurtdışından isimler var. Bu şekilde çalışan ve sistem oluşturmuş bir şirket olmadı Türkiye'de.

HELLO!: Narmanlı Apartmam'ndaki galeride kaç kişilik bir ekibiniz var? Birlikte çalışacağınız insanları seçme kriteriniz ne?

S. Dolmacı: Narmaıılı'daki ofisimizde fıılltime çalışan altı kişiyiz. Part-time olarak dört kişi daha var. Ve dışarıdan destek veren isimler mevcut. Hepsi yurtdışında ve/veya Türkiye'de sanat tarihi eğitimi almış. Yurtdışı işlerimiz için Salzburg'da sanat tarihi okumuş, yüksek lisansını tamamlamış İngilizce, Fransızca da bilen bir arkadaşımız var. Ona yardımcı diğer çalışanımız ise San Francisco ve İtalya'da sanat tarihi eğitimi almış ve yurtdışında çalışmış ingilizce ve İtalyanca dillerine hâkim. Türkiye'deki işlerimizi yürüten ekip ise Yeditepeve Sabancı Üniversitelerinde eğitim almış, sanatçılara yakın, organizasyon yeteneği kuvvetli arkadaşlar. Bünyemizde iki restöratör, bir klasik eser uzmanı danışman, iki proje ve marka danışmanı ve bize dışarıdan destek veren PR ekibimiz var. Çalışanlarımız genellikle kadınlardan oluşuyor. Hepsinin kendine göre bir tarzı ve zevki var. Farklıyız ancak bir bütünüz. Hepimizin ortak özelliği 7'den 70'e çalışmayı çok seviyoruz.

HELLO!: The St. Regis İstanbul'un içinde de varsınız. Aynı bölgede iki galeri. Bu nasıl bir ihtiyaçtan doğdu?

S. Dolmacı: Sanatçılara verdiğimiz destek bir noktada ukandı ve galeriye ihtiyaç duymaya başladık. Galeri, fuarlara katılabilmek ve gençleri ana mekândan ayırıp, görünürlük kazandırmak için gerekliydi. Demsa ile hâlâ çalışıyoruz ve The St. Regis İstanbul projesini de ben yürütmüştüm. 'Galeriyi neden otel bünyesinde yapmayalım' diye düşündüm ve galeri açma fikriyle Demsa'ya gittim. Bana göre hâlâ en iyi sanat lokasyonu Nişantaşı. Çünkü tüm alıcıların bir nedenle (yemek, moda, tasarım, sanat vs.) uğrak yeri.

HELLO!: Türkiye'de sanat piyasasında son yıllarda suni bir fiyat artışından bahsediliyor, buna katılıyor musunuz?

S. Dolmacı: Son yıllarda, 2008 yılından 2010 yılına kadar ki balon diye tabir edilen şişme bugün kalmadı. Dövizin sürekli değişen artış oranlan, ülkenin uluslararası anlamda siya- a sette yaşadığı sıcak gündem, fiyatların yerine J oturmasına hatta bir parça geri çekilmesine neden oldu. Manipülasyon yapacak eski agresif alıcı da kalmadı. Bugün alım yapan kesim daha temkinli. Müzayede de eserler ancak 1-2 bayrak ileri gidiyor.

HELLO!: Size sanat severler kadar sanatçılar da danışıyor değil mi? Onlarla nasıl bir işbirliğiniz var?

S. Dolmacı: Evet, elbette. Sanatçıların kariyer programlamaları, bu programlar içinde proje üretmek, görünürlük sağlamak ve satışı organize etmek...

HELLO!: Galeri bazında mı sanatçı bazında mı danışmanlık veriyorsunuz?

S. Dolmacı: Galerilere de danışman lık veriyoruz. Danışmanlık verdiğimiz alanlar değişebiliyor. Örneğin, Opera Galeri Londra ve Paris. Bugüne kadar 4 ayrı kategoride iş aldık ve hepsinde de aldıkları hizmetten memnun kaldılar. Yine Londra'da Galileo YVatermark adında İngiliz bîr lüks pazarlama firmasına danışmanlık veriyoruz. Geniş ölçekte bir müşteri portföyümüz var. Bunlar ilk anda aklıma gelenler. Türkiye'de satışlarına destek olduğumuz galeriler de var. Sanatçılara birebir danışmanlık veriyorsak ve bu isimlerin galerisi varsa belli kurallar dahilinde galerisi ile iş birliğine giriyoruz, inşaat firmaları, alışveriş merkezleri, hastaneler, oteller, havayolu şirketleri proje bazlı hizmet verdiğimiz farklı sektörler.

HELLO!: Profesyonel danışmanlığım yaptığınız sanatçılar, galeriler kimler?

S. Dolmacı: Sanatçı olarak Davide Balliano, Loris Cecchini, Peter Gronquist, Ergiıı Inaıı, Ekrem Yalçındağ, Pınar Dupre ilk aklıma gelenler...

HELLO!: Türkiye'deki koleksiyonerlik anlayışından biraz bahsetsek? Sahip olma tutkusu mu yoksa yatırım aracı olarak kullanmak mı itici güç?

S. Dolmacı: Sahip olma duygusu öncelikli ancak bu duyguyu talmin edecek doğru işi alma, yatırım aracı olarak değerlendirme durumu işi koleksiyon yapmaya götüren sürdürülebilirliği sağlayan en önemli motivasyon. Alım gücünü belirleyen şey ise aldığı eserin yükselen yatırım grafikleri. Bu işin karlı bir yanı olduğunu fark edince bütçeler büyüyor.

HELLO!: Sanatın Türkiye'de iyi bir yatırım aracı olduğundan söz edebilir miyiz? Örneklerle açıklayabilir misiniz?

S. Dolmacı: Kesinlikle iyi bir yatırım aracı. 95 yılında 10 bin Dolar'a alınmış bir iş, 2013 yılında 1 milyon Türk Lirası'na sauldı. Bu satışa aracılık ettim ve kazandığım komisyon oranı bile eserin maliyetinin üzerindeydi. Doğru işi aldığınız vakit her zaman kazanırsınız. 90'lar ile 2000'ler kıyaslandığında Doğançay ve Fahrelnissa Zeid oldukça yükselmiş fiyat değerleriyle tüm yatırım araçlarının önüne geçti. Bunu uluslararası oranda yaparsanız iş daha farklı boyutlara çıkar. Örneğin uluslararası arenada George Condo'nun resimleri ile ilk kez ilgilendiğim yıllar 2013-14 yıllarıydı. Fiyat aldığım tarihteki bazı eserler bu yıl tekrar istediğimde tesadüfen satılık olarak geldi. Orta boyutta bir portre iş 200-500 bin arasındayken 4-5 yılda 1-1.5 milyon arasına yükseldi.

HELLO!: Herkes bütçesi dahilinde sanata yatırım yapabilir mi? Mütevazı bütçelerle yatırım yapmak isteyenlere neler önerirsiniz?

S. Dolmacı: Bütçeler aslında bahsettiğim şekilde büyüyor, yani yatırım aracı olduğuna inanmaya başladığınızda alım gücünüz/ bütçeniz de artıyor. Ancak mütevazı bütçeler için önerilerim; genç sanatçılar takip edilmeli, profesyonellerle konuşulmalı, galeri gezilmeli, artnet, artsy, arprice gibi sitelere mutlaka üye olunmalı, fuarlar gezilmeli... Kısaca alıcılar biraz derslerine çalışmalı.

HELLO!:. Genç sanatçıların içinden çalışmalarıyla sizi şaşırtan sanatçılar oldu mu?

S. Dolmacı: Yaşadığımız güzel bir olaydan bahsetmek isterim: Davide Balliano, italyan asıllı New York'ta yaşayan genç bir sanatçı. Kısa zamanda Frieze, Basel gibi önemli fuarlara çıktı ve önümüzdeki sezon genç yaşma rağmen İtalya'da (Museo delia Art in Caianzaro) müze sergisi gerçekleşecek. Ben keşfettiğimde eserleri 7-10 bin Dolar'dı. Aradan 4-5 yıl geçti şimdi 15-25 bin Dolar civarında, daha da yükselecek.

HELLO!: Son dönemde Türkiye'de çağdaş sanata ilginin gerçekten arttığını söyleyebilir miyiz? Sanat fuarlarının bu konudaki katkısı ne derecede sizce?

S. Dolmacı: Fuarlar çok ciddi itici güç. Genç alıcılarda ciddi bir artış var. Ancak bir önceki dönemdeki gibi agresif, birbiriyle yarışan, müzayedeleri silip süpüren grup kalmadı. Daha bireysel, temkinli ve sakinler. Fuarlarda alım yapan sayı çok daha büyük. Ve bazen yeni alıcı profili oluşturmak için iyi bir başlangıç oluyor fuar.

HELLO!: Şu sırada üzerinde çalıştığınız özel bir proje var mı?

S. Dolmacı: Çok heyecan duyduğum uluslararası ayaklan olan büyük bir projemiz var. İlk elemeyi geçtik. Projemiz gerçekleştiği vakit zaten ülkemizin tanıtımı için anlamlı ve görünür bir proje olacak. Hem Türk hem de yabancılara hitap edecek proje ile Tfırk sanatının geniş kitlelere yayılmasına aracılık etmiş olacağız.

YEŞİM NUR

1
PAYLAŞ
04 Mayıs 2018 - 16:00
GENÇ KOLEKSİYONERLER DÖNEMİ Holdinglerin ikinci kuşak yöneticileri sanat yatırımının avantajlarını çoktan keşfetti. T...
30 Nisan 2018 - 16:15
Kolaj Portreler / Sermet Severöz AİLE mirası bir sanat merakı vardır Sabancıların... Sahip oldukları Maçka'daki St. Regis Oteli...
28 Nisan 2018 - 15:45
Röportaj: Mete Aker Fotoğraf: Özlem Özçelik Sanatçılar sürekli aynı şeyi yapmak istemez. Önceki...
27 Nisan 2018 - 13:45
Atılay Kandemir İlüsyonist Eserler Beğenildi... Sanat danışmanı Sevil Dolmacı,yeni galerisi Sevil Dolmacı Art Gallery'nin aç...
27 Nisan 2018 - 13:45
Atılay Kandemir İlüsyonist Eserler Beğenildi... Sanat danışmanı Sevil Dolmacı,yeni galerisi Sevil Dolmacı Art Gallery'nin aç...
25 Nisan 2018 - 13:30
ALEA PINAR DU PRE Yeni galeride ilk sergi! Alea Pınar Du Pre, dört yıl aradan sonra gerçekleştireceği ilk kişisel sergisi Space/Time...
21 Nisan 2018 - 13:15
Portre sanatının öncü isimlerinden Alea Pınar Du Pre'nin dört yıl aradan sonraki ilk kişisel sergisi Space/Time, Sevil Dolmacı...
01 Nisan 2018 - 13:15
Portre çalışmalarına eğilen sanatçı Alea Pınar Du Pre dört yıl aradan sonra gerçekleştireceği ilk kişisel sergisi Space /...
01 Nisan 2018 - 13:00
Alea Pınar Du Pre dört yıl aradan sonra gerçekleştireceği ilk kişisel sergisi Space / Time ile 26 Nisan-26 Mayıs 2018 tarihleri arasında...
01 Ekim 2017 - 16:30
LORİS CECCHİNİ NARMANLI APARTMANI' NDA Loris Cecchini Narmanlı Apartmanı'nda Kurulduğu günden bu yana uluslararası sanat kurumlarında...
27 Eylül 2017 - 14:15
Türkiye'deki ilk sergisini açan İtalyan sanatçı Loris Cecchini onuruna sanat tutkunları için özel bir davet d...
20 Eylül 2017 - 13:45
Hello / Loris Cecchini'den Türkiye'de İlk Sergi Sevil Dolmacı Art Consultancy

Sayfalar