Sevimli korkunç varlıklar

MİLLİYET SANAT / YENİ KEŞİFLER YENİ İŞLER / SEVİL DOLMACI

Sanatçı Begüm Manav, “Bize benzeyen özellikleri bu figürlerle yakınlık kurmamızı sağlasın, fakat anatomileri insan dışı birer varlık oldukları hissini versin istiyorum. İnsan dışı varlıklar olmaları benim için önemli, çünkü çıkış noktam bu dünyaya tam olarak ait olmayan hikayeler,” diyerek figürlerini anlatıyor.

1992 yılı Balıkesir doğumlu olan Begüm Manav, 2010 yılında üniversite eğitimi için Eskişehir’e taşındı. Malzeme mühendisliği bölümüyle eğitimine başlayan genç sanatçı, daha sonra sanata olan ilgisini keşfedip eğitimini bu yönde ilerletmeye karar verdi. 2013 yılında başladığı Anadolu Üniversitesi Seramik Bölümü’nden 2017 yılında mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans programına devam eden Manav, Unicera Fuarı Genç Sanat, Terakki Vakfı Sanat Galerisi ve Bisanthe Sanat Galerisi’nin de içinde bulunduğu mekanlarda bir çok karma sergide işleriyle yer aldı. İlk kişisel sergisini Anadolu Üniversitesi’nin bünyesinde bulunan Galeri S mekanında gerçekleştiren Manav, 2015 yılında Uluslarası Gizem Frit Seramik Yarışması’nda başarı listesine girdi.

Sanat eğitimine ilk başladığında odağı illüstrasyon olmasına rağmen, atölyede üretime başlayınca seramik ve heykel yapımına ağırlık verdi. Üretiminde çoğunlukla elle şekillendirme tekniğini kullanan genç sanatçının bazı işleri, ilk örnekleri 7. yüzyılda Çin’de ortaya çıkan, farklı çamurların birlikte kullanıldığı agateware tekniğiyle üretilmiş. Aynı cins çamurun farklı oksit ve boyalarla renklendirilmesi ve bu çamurların birbirine karıştırılarak üretimde kullanılması sonucu ortaya çıkan bu teknik, Japonya’da ‘nerikomi’ olarak adlandırılıyor. Renkli çamurları yoğurmak yerine düzenli ve tekrar eden birimler halinde sıkıştırarak bir araya getirmek bu tekniğin uygulamasında daha yaygın olsa da, Manav rasgele bir görünüm elde etmek için çamuru yoğurmayı tercih ediyor. Porselen önceliği olmasına rağmen, içinde pişmiş seramik kırıntıları olan şamotlu çamur da üretimlerinde görülebilecek malzemelerden. Seramik dışında ürettiği figürlerin gözlerinin cam etkisiyle görünebilmesi için reçine kullanan Manav, renklendirme için akrilik boya ve yaldız tercih ediyor.

BU DÜNYAYA AİT OLMAYAN HİKAYELER

Özellikle lisans eğitiminin son yıllarında klasik seramik üretimine kendine has bir uslüp eklemek isteyen Manav, 2017 yılında açtığı ilk kişisel sergisi ‘Serüven’ için geliştirdiği bir fikirden yola çıkarak insanda bulunan bazı anatomik özelliklere sahip, masaldan çıkmış gibi gözüken karakterler üretmeye başladı. ‘’Üzerlerinde insana ait birtakım özellikler bulunsa da tamamlanmış birer insan minyatürü olmalarından başından beri kaçındım. İnsansı özellikleri, yüz hatları, el ve ayaklarının yanı sıra belirsiz bir anatomi kullanıyorum. Bize benzeyen özellikleri bu figürlerle yakınlık kurmamızı sağlasın, fakat anatomileri insan dışı birer varlık oldukları hissini versin istiyorum. İnsan dışı varlıklar olmaları benim için önemli, çünkü çıkış noktam bu dünyaya tam olarak ait olmayan hikayeler. Figürlerin hem kendisinde hem de alt metninde matematiksel, kesin bir düzenden çok rastlantısal ve oyuncu bir tavır olmasını amaçlıyorum.’ diyor.

ANTİ-KAHRAMANLAR

Masal ve hikayelere olan düşkünlüğü, illüstrasyona olan ilgisi ve seramik, genç sanatçının kendi tarzını geliştirmesinde en önemli çıkış noktalarından. Yarattığı her figüre farklı bir hikaye yazıyor. Bu hikayelerden bazı satırları figürlerin üzerinde de görmek mümkün. Yuvarlak hatları ve iri gözleriyle sevimli bir izlenim yaratan bu figürlerin altında rahatsız edici bir his uyandırarak izleyicide korku ve sempati arası bir duygu uyandırmayı amaçlıyor. Manav, Bruce Bethke’nin aynı isimli, 1983 yılında yayınlanan kısa hikayesi ‘Cyberpunk’ tan yola çıkan ve günümüzde bir alt kültüre dönüşerek geniş kitlelere yayılan siber punk akımındaki ‘anti-kahraman’ figürlerden de ilham alıyor.

Japon manga çizeri Junji Ito, yarattığı ‘Companion’ karakteriyle bilinen Kaws, Florentjin Hofman ve Sebastian Masuda gibi sanatçılardan ilham alan Manav, ileride adından sıkça bahsettirecek genç sanatçılardan.